“Evde olmak sıkıcı, okul daha eğlenceli. Çünkü burada yeni şeyler öğreniyoruz.” | Türkiye Vodafone Vakfı - Resmi İnternet Sitesi

“Evde olmak sıkıcı, okul daha eğlenceli. Çünkü burada yeni şeyler öğreniyoruz.”

‘EVDE OLMAK SIKICI, OKUL DAHA EĞLENCELİ’

‘ANNE DESTEK PROGRAMI, HEM BENİ HEM DE OĞLUMU DEĞİŞTİRDİ’

6 yaşındaki Bertuğ İmer, 81 ildeki Geleceğe İlk Adım anaokullarından biri olan Orhan Gencebay İlköğretim okulu bünyesindeki anaokulunda, hem okula hem de hayata hazırlandı. Evi sıkıcı, okulu ise eğlenceli bulduğunu söyleyen Bertuğ kadar annesi de oğlunun eğitim almasından mutlu. Proje kapsamında Anne Destek Programı’na da katılan anne Ebru İmer, “Aldığım eğitimler hem beni hem de oğlumu değiştirdi” diyor

Bertuğ İmer 6 yaşında. Samsun Atakum’daki Orhan Gencebay İlköğretim Okulu bünyesindeki Geleceğe İlk Adım anaokulunun öğrencilerinden biri. Yaşından beklenmedik şekilde cümleler kurup, kendisine yöneltilen sorulara cevaplar veriyor Bertuğ. Okulun eğlenceli, evin ise sıkıcı olduğunu düşünüyor. “Okul neden eğlenceli?” sorusuna, “Çünkü burada hamur var. Oyuncaklar, kitaplar, çalışma kitabı, hikâye kitaplarımız da var” diye yanıt veriyor. Okulun sadece eğlenceli değil aynı zamanda öğretici bir yer olduğunun da farkında. Sayı saymayı öğrendiğini söylüyor. Ardından da 1’den 20’ye kadar hızlıca sayarak bunu kanıtlıyor.

Bertuğ, Türkiye Vodafone Vakfı, Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV) ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın ortaklaşa yürüttüğü ‘Geleceğe İlk Adım Projesi’ kapsamında donatılan bir sınıfta eğitim görüyor. Bertuğ, sınıfta 15 yaşıtıyla birlikte geleceğe hazırlanıyor. O, kendisine sorulan soruları yanıtlarken, diğer taraftan sınıfta çocuklar hamurlara şekil veriyor. Ördek, yıldız, ağaç, hatta araba yapıyorlar. Bertuğ, hem hamuru yoğurup hem de sorularımızı yanıtlıyor. Okulla tanışmadığı dönemlerde evde ne yaptığı sorulduğunda, “Eskiden televizyon seyrediyordum, bilgisayarda oynuyordum. Bazen de dışarı çıkıyordum. Evde olmak sıkıcı, okul daha eğlenceli. Çünkü burada yeni şeyler öğreniyoruz” diyor.

En çok resim yapmayı sevdiğini söylüyor Bertuğ. Hatta tencere resmi bile yapabiliyormuş. Yaptığı resimleri annesine götürdüğünü belirtiyor. Babasına pek resim yapmadığını, onunla daha çok markete gittiklerini anlatıyor. Sınıfındaki bütün araç-gereçleri tanıyor. En sevdiği bölüm ise arabaların olduğu raf. “Herkesle oyun oynuyorum, öğretmenimizle birlikte çalışma kitabındaki alıştırmaları yapıyoruz. Eve götürdüğümüz kitap da var. Annem okuyor ben yapıyorum” diyen Bertuğ, büyüdüğünde polis olmak istiyor.

Çocuk diliyle okulun ne kadar yararlı olduğunu anlatırken, büyüklere adeta ders veriyor Bertuğ. “Neden okula geliyorsun?” diye sorulduğunda, “Okumayı öğrenmek için” diye yanıt veriyor. Ana sınıfından sonra birinci sınıfa gideceğini biliyor ve ekliyor:

“Eğer hemen birinci sınıfa gitseydim üzülürdüm. Eskiden de kalem tutabiliyordum ama şimdi daha hızlı boyuyorum. Öğretmenimiz bize çizgileri birleştirmeyi, farklılıkları bulmayı, sayıları bulmayı da öğretti. Bulmaca gibi…”

PROGRAM SAYESİNDE SABIRLI OLMAYI ÖĞRENDİM

Bertuğ’un annesi Ebru İmer, oğlunun geçen yıl yarım dönem kreşe gittiğini bu yıl da anaokuluna devam ettiğini anlatıyor. 13 yaşında bir kızı da olduğunu belirten İmer, “Kızımla aralarında yaş farkı olduğu için Bertuğ paylaşmayı bilmiyordu. Okula başladıktan sonra paylaşmayı öğrendi. Hırçınlığı vardı, eve başka çocuklar geldiğinde oyuncaklarını onlarla paylaşmak istemiyordu. Ama okulla birlikte daha sakin bir çocuk oldu. Çevremdeki herkes, ‘okul yaramış’ yorumu yapıyor. İyi ki göndermişim, çok memnunum” diyor.

Ebru İmer, ‘Geleceği İlk Adım Projesi’ kapsamında verilen Anne Destek Programı’na da katılmış. AÇEV tarafından eğitilen Geleceğe İlk Adım ana sınıfı öğretmenleri, daha sonra edindikleri bilgileri 12 haftalık bir programla annelere aktarıyor. Anne Ebru İmer de Bertuğ’un öğretmeni Reyhan Tat’ın verdiği eğitimlere katılmış. Eğitimlerden çok şey öğrendiğini belirten Ebru İmer, bunları şöyle anlatıyor:

“Normalde çok sabırlı bir insan değilim. Program sayesinde sabırlı olmayı öğrendim. Çocuklara karşı daha sakin, sabırlı olmayı, onlarla konuşurken boy hizasına gelip göz teması kurmam gerektiğini öğrendim. Şimdi oğlum bir şey sorduğunda sakince cevap veriyorum, yaptığı bir hata varsa sakince anlatıyorum. Aldığım eğitimler, benim yaklaşımımın farklılaşması hem beni hem de oğlumu değiştirdi. Arkadaş gibiyiz diyebilirim. Teşekkür etmesini biliyor, daha disiplinli bir çocuk oldu. Bu eğitim hem benim için hem de Bertuğ için faydalı oldu.”

Katıldığı programdan öğrendiklerini eşi dahil tüm çevresiyle paylaştığını da ifade eden İmer, eşiyle çocuk eğitimi konusunda çatışma noktaları olduğunu belirtiyor. “Eşim biraz umarsızdır. Örneğin çocuğa bir söz verdiğinde yerine getirmeyebiliyor. Ben, bunun çocuğu yalancılığa teşvik ettiğini söylüyorum. Henüz çok işe yaramıyor ama vazgeçmiyorum” diyen İmer, aldığı eğitimler sayesinde Bertuğ’la ilişkisinin farklılaştığını, ancak ilkokul döneminde de desteğe ihtiyacı olduğunu söylüyor. Okul dönemine dair korkuları olduğunu vurgulayan İmer, “O dönemi nasıl geçireceğimi bilmiyorum. Bertuğ okulla birlikte sakinleşmiş olsa da hala bazı hırçınlıkları var. 6-10 yaş grubuna yönelik destek programları da olsaydı katılırdım. Çocuk yetiştirirken baba desteği olmadığı için tek başımayım ve zorlanıyorum. Baba destek programı olsa ve eşim katılsa çok sevinirim” diyor.