"Düşler Akademisi’ndeki derslere katılmaya başlayınca hayatıma güzellik, rahatlık ve iç huzuru geldi." | Türkiye Vodafone Vakfı - Resmi İnternet Sitesi

"Düşler Akademisi’ndeki derslere katılmaya başlayınca hayatıma güzellik, rahatlık ve iç huzuru geldi."

İleri düzeydeki görme kaybı ve Tourette sendromu nedeniyle eve hapsolan 33 yaşındaki Gökhan Demirhan’ın yaşamı, üç yıl önce tanıştığı Düşler Akademisi sayesinde değişti. Gökhan’ın şimdi, “Hayal bile edemezdim” dediği bir hayatı var. Akademi bünyesindeki Social Inclusion Band adlı grupta solistlik yapan Gökhan, popüler sanatçıların çıktığı mekanlarda grubuyla konserler veriyor

70 yaşındaki anne Aydın Demirhan’ın hayatı, ileri derecede görme kaybı olan ve daha sonra Tourette sendromu olduğunu öğrendiği oğlu Gökhan’a adanmış. Oğlu engelli olduğu için ilkokulda onunla aynı sırayı paylaşmış. İlkokulu bitirdikten sonra konservatuvar sınavını kazanmasına rağmen engeli nedeniyle oğlunun okula kabul edilmediğini anlatan Aydın Demirhan, ‘özel’ bir çocuğa sahip olmanın getirdiği tüm sıkıntıları yaşamış. İlkokuldan sonra Gökhan’ın Tourette sendromu olduğunu öğrenince oğluyla birlikte kendilerini eve kapatmak zorunda kalmışlar. Aydın Demirhan, Gökhan’ın normal bir okulda eğitimin sürdürememesi nedeniyle eve gelen öğretmenlerle eğitimleri tamamlaya çalıştıklarını belirtiyor.

Anne Aydın Demirhan, Gökhan’ın bir gözünün hiç görmediğini, bir gözünün ise çok az gördüğünü ifade ederek, “Doktorlar az gören gözü kaybetmemek adına körler alfabesini öğrenmesini yasakladı. Dürbünlü gözlüklerle okuması gerekiyor ve bu onu çok zorluyor. O yüzden çoğunlukla ben ona okuyorum. Oğlum, engeli nedeniyle ortaokula kabul edilmedi. Ortada kalmışlığı yaşayan bir çocuktu. Çok büyük olumsuzluklar yaşadık. Zihinsel problemi yoktu, zamanla oluştu. Tourette hastalığı nedeniyle Gökhan’ın öfke patlamaları oluyordu. Oğlumun hayatını kolaylaştıracak bir kurum arayışımız hep sürdü, ancak ne yazık ki bulamadık. Çok pahalı olan okullardan yana da şansımızı denedik ama olumsuzluklar yaşadık. O yüzden kendimizi eve kapattık” diyor.


- GÖKHAN İYİYE GİTTİKÇE UMUDUMUZ ARTIYOR

Aydın Demirhan ve oğlu Gökhan’ın, pek çok engelli anne ve çocuk gibi birbirine bağımlı, eve mahkum hayatı ise üç yıl önce tesadüfen gazetede okudukları bir haberle değişti. Haberde Düşler Akademisi’nden söz ediliyor ve çalışmaları anlatılıyordu. Aydın Demirhan, hemen telefona sarıldı ve ardından Düşler Akademisi’ne kayıt yaptırdı.  Türkiye Vodafone Vakfı’nın desteğiyle çalışmalarını sürdüren Düşler Akademisi’ne gelerek Gökhan’ın önce ritim ardından da şan dersi almasını sağlayan Aydın Demirhan, günden güne oluşan değişimi de gözlemlemeye başladı. “Özellikle ritim dersleri, Gökhan’ı sakinleştirdi, öfke patlamaları yaşamamaya başladı. Türkiye Vodafone Vakfı’nın gönüllüleri, akademi çalışanlarının gösterdiği ilgi Gökhan’a çok iyi geldi” diyen Aydın Demirhan, geçen yılın sonunda Gökhan’ın müzik kulağının çok iyi olduğu ve solistlik yapabileceğinin söylenmesiyle mutluluklarının arttığını belirtiyor.

- OĞLUM, ‘BU HAYATTA BEN DE VARIM’ DEMEYE BAŞLADI

Çocukluğundan beri müziğe olan yeteneğinin Düşler Akademesi’nde keşfedilmesi sayesinde Gökhan, kurum bünyesinde oluşturulan Social Inclusion Band müzik grubunda solistlik yapmaya başladı. Geçen yılın sonunda akademi eğitmenlerinin dinlediği Gökhan, hemen eğitimlere alındı. Kısa bir süre sonra da sahne deneyimi yaşadı. Anne Aydın Demirhan, oğlunun konsere çıktığı ilk günü anlatırken bile hala aynı heyecanı yaşıyor. Özellikle sahne deneyimiyle birlikte Gökhan’ın özgüveninin arttığını, “Bu hayatta ben de varım” demeye başladığını kaydeden Demirhan, “Gökhan’ı sahnede gördüğüm an, yıllarca çektiğim tüm sıkıntılar bir anda silindi. İçim cıvıl cıvıl oldu. Düşler Akademis,i sadece engelli çocuklar için değil biz anne-babaları için de mutluluk mekanı, sanki ikinci evimiz gibi. Burada engelli aileleriyle kaynaşıyoruz ve birbirimizi anlayabiliyoruz. Düşler Akademisi’nin varlığından mutluluk duyuyoruz.” diye konuşuyor.

- OĞLUM KONSERE ÇIKIYOR, BU İNANILMAZ!

Hafta sonları Düşler Akademisi’ne geldiklerini anlatan Aydın Demirhan, sadece oğlunda değil, kendisinde de bir değişim yaşandığının altını çiziyor:

“Eskiden Gökhan’la hep dip dibeydik. Çok korumacıydım. Düşler Akademisi’ne geldikten sonra böyle olmaması gerektiğini öğrendim. Artık oğlumu  özgür bırakmaya çalışıyorum. Gökhan, egosu yüksek bir çocuk. Hep tek olmayı sever. Ancak akademiye gelip gittikçe daha saygılı, paylaşımcı olmayı, kurallara uymayı  öğrendi. Çok odaklanamıyordu ancak artık odaklanma süreleri arttı. Provalarda iki saat ayakta kalıyor, ama hiç sorun etmiyor. Bunlar birkaç yılda olan gelişmeler ama bizim için inanılmaz. Biz 30 yılda yapamadığımızı Düşler Akademisi sayesinde üç yılda yaptık. Gökhan, her geçen gün iyiye gittikçe umudumuz da artıyor. Tünelin ucundaki ışığı gördük, hatta ortalara geldik. Çok mutluyum, A’dan Z’ye herkese yarattıkları bu mutluluk için teşekkür ediyorum. Hem bir veli hem de anne olarak   randıman alıyorum. Her taksiye bindiğimde şoföre ‘Çevrenizde engelli bireyler var mı? Lütfen buraya yönlendirin’ diyorum. En önemlisi buranın ücretsiz olması, çünkü bu tür eğitimler genelde pahalıdır. Düşler Akademisi sayesinde şimdi oğlumun konser afişlerinde fotoğrafları var. Konsere çıkıyor, bu, inanılmaz. Rüyamda görsem bunun bilinçaltımın bir oyunu olduğunu düşünürdüm.”


- HAYAL BİLE EDEMEDİĞİM ŞEYİ YAŞIYORUM

Gökhan ise ritim, şan derslerinin yanı sıra şimdi bir de keman dersleri alıyor. Bugüne kadar müzik grubuyla birlikte pek çok büyük mekanda konserler verdiklerini anlatan Gökhan, yakında Bostancı Gösteri Merkezi’nde sahne alacaklarını söylüyor. Daha çok pop rock parçaları seslendiren Gökhan, hayatındaki değişimi ise şöyle özetliyor:

“Daha önce herhangi bir aktivitem yoktu. Şu anda hayatıma güzellik, rahatlık ve iç huzuru geldi. Herkes çok iyi, rüya gibi. Artık kendimi dinlemiyorum, müziğe odaklanıyorum. O yüzden çok mutluyum. Daha önce hiç yaşamadığım duyguları yaşıyorum. Sahneye çıkmak, orada 3-5 şarkı söylemek, insanların bunu beğenmesi mutluluk verici. Sahneye çıkınca alkışlanıyorum, çok mutlu oluyorum. Orada müziğin ruhunu içimde duyuyorum. İlk başlarda yapamayabilirim diye düşünmüştüm ancak sonradan alıştım. Şimdi, daha önce hayal bile edemediğim bir şeyi yaşıyorum. Buraya gelmekten, evde prova yapmaktan mutluluk duyuyorum. Müzikte daha çok ilerlemek istiyorum, beste yapmayı düşünüyorum.”